geri

Cemiyeti Akvam'da

 

   Konsey toplantısında Dr. Tevfik Rüştü Aras davamızı teşrih etti (ayrıntılı açıkladı). Fransız murahhası Villenau davanın Cemiyet-i Akvam'la aramızda halli icap eden bir mesele olduğunu ileri sürdü. İkinci gün toplanmak üzere celse kapandı. Otele geldiğimizde Suriyelilerin beyannamesine mukabelede (karşılıkta) bulunmak üzere biz de bir beyanname hazırladık. Antakya, İskenderun ve havalisi Türkleri adına beyannameyi imzaladım. Aslını Cemiyet-i Akvam katibi umumiliğine, suretini de delegasyonlara, hariciye nezaretlerine gönderdik. Beyannamede Antakya ve İskenderun havalisi Türklerinin istiklal için milli mücadeleye atıldıklarını, buradaki Türk ekseriyetinin yıllardan beri maruz kaldığı tazyiklere, zulümlere, son defa Suriye intihabına (seçimlerine) iştirak etmediklerine, bu yüzden vuku bulan hadiselere işaret etmiştik. Ertesi gün konsey toplantısında İsveç murahhası Santler'in raportörlüğü kabul edildi ve "Fransa, Türkiye hükümetlerinin İskenderun, Antakya ve havalisi hakkında ortaya konan meselenin esasının tetkikini konseyin Ocak içtimaına talik etmekte (bırakmakta) mutabık kaldıklarını müşahede ile her iki hükümete, bu arada müzakerelerine raportörle sıkı temas ederek devam etmelerini tavsiye eder" kararı alındı. Kararın 3 'üncü ve 7'nci maddelerine tevfikan (bağlı olarak) konsey reisi tarafından üç bitaraf müşahit (gözlemci) tayin edildi. Türkiye murahhası karara müstenkif kalmıştı. Cenevre'den Paris'e gittik. Paris'te Hariciye Vekili Dr. Aras, Başvekil Leon Blum ve Hariciye Nazırı Delbos'la görüştü.

devam